Günlük arşiv Şubat 15, 2020

ileAcademia

Sağlıklı Beslenme Ve Kanserden Korunma

Sağlıklı Beslenme Ve Kanserden Korunma
Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olan kanserin nedenleri arasında genetik ve çevresel faktörler ile sağlıksız beslenme ilk sıralarda yer alıyor. Yaşam tarzı ve beslenme planınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklikle kanser riskini en aza indirebilir, ideal kilonuza ulaşabilir ve yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz. Memorial Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü uzmanları, “1-7 Nisan Kanser Haftası” öncesinde kanserden korunmak ve sağlıklı kalmak için doğru beslenme önerilerini sıraladı

Düzenli ve sağlıklı beslenmenin tüm hastalıklarla birlikte kanser riskini en aza indirdiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Doğru besinleri uygun miktarlarda tüketmek ve işlenmiş gıdalar yerine doğal olanları tercih etmek kanserden korunmada anahtar rol oynamaktadır. Kanser teşhisi konulan kişilerin de doğru bir beslenme planlaması ile hayat kalitelerini artırmaları ve tedaviye destek olmaları mümkün olmaktadır. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralanabilir:

1- Mantar, yulaf ve tahıl ürünleri ile kilo vererek kanserden korunabilirsiniz
Bazı mantarlarda, yulaf ve tahıllarda bulunan beta glukan kolesterolün düşürülmesine ve kilo vermeye yardımcı olmaktadır. Bunun dışında kalın bağırsak ve mide kanserlerinden korunmada etkilidir. Yulafın haftada 2-3 kez çeşitli meyveler ve yoğurt ile tüketilmesi hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini desteklemeye yardımcı olur.

2- Kırmızı, mor ve siyaha yakın renkteki meyveler sağlık kaynağı
Böğürtlen, yaban mersini, siyah üzümün çekirdeği, siyah erik gibi koyu mor –kırmızı-siyaha yakın renkteki besinlerin içinde bulunan maddeler, hücrelerin yaşam süresini uzatmaktadır. Günlük meyve tüketiminin 1-2 porsiyonunun bu meyvelere ayrılması, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra kalp ve damar hastalıkları ile karaciğer, safra yolları, meme, pankreas gibi kanserler ile ilgili riskleri en aza indirmektedir.

3- Zerdeçal kanserden koruyucudur
Zerdeçal iyi bir antieflamatuar yani vücutta iltihap gidericidir. Bu özelliği sebebiyle kansere karşı koruyucu olduğu düşünülmektedir. Toz veya taze hali ile günlük beslenmeye eklenebilir.

4- Domates, karpuz ve kayısı prostat kanserine karşı koruyucu birer kalkandır
Domates, karpuz, kayısı gibi kırmızı ve turuncu renkteki besinlerin içinde bulunan likopen kuvvetli bir antioksidandır. Prostat ve rahim ağzı kanserine karşı korucu etkileri olduğu bilinmektedir.

5- Süt ve süt ürünleri ile birçok kanserden korunmak mümkün
Yoğurt, süt, ayran, peynir ve tereyağı gibi süt ürünleri ile aspir yağında bulunan konjuge linoleik asit (CLA) obezite, yağlanma, diyabet ve kanser riskini azaltmaktadır. Günlük tüketim miktarlarında aşırıya kaçılmadan tüketilen süt ürünleri, bağışıklığın güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır.

6- Prostat ve kolon kanserinde karşı sarımsağı bol tüketin
Sarımsağın içinde bolca bulunan alil sülfür, DNA hasarını onarma, bağışıklığı artırma ve kansere sebep olabilen serbest radikallerin etkilerini azaltma konularında öne çıkmaktadır. Sarımsak; mide, prostat ve kalın bağırsak kanserlerine karşı koruyucudur. Mümkün olduğunca çiğ tüketmeye çalışmak, yararlı maddelerin korunması açısından önemlidir. Sarımsak dışında karnabahar, brokoli, pırasa gibi sülfürlü bileşikler ve selenyum içeren besinler de kansere karşı koruyucudur.

7- Balık, keten tohumu, semiz otu ve ceviz ile sağlıklı kalın
Balıklarda bolca bulunan Omega-3, keten tohumu semizotu ve ceviz gibi bitkisel kaynaklarda da bulunmaktadır. Meme, kalınbağırsak, pankreas ve prostat kanserlerinin gelişme riskini azaltır. Haftada 2-3 kez balık tüketimi omega-3 den zengin beslenme açısından önemlidir. Balığın kızartılmadan buğulama veya ızgara yapılarak tüketilmesi gerekir.

Bu yazıya oy vermek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
ileAcademia

Academia Hospital Hasta Sorumlulukları

Academia Hospital Hasta Sorumlulukları
1. Bilgi Verme:
1.1. Hastamız mevcut şikayetleri, geçirdiği hastalıklar, hastaneye yatırılıp yatırılmadığı, uygulanan tedaviler, kullandığı ilaçlar ve sağlığı ile ilgili konularda doğru ve tam bilgi vermelidir.

1.2. Hastamız yetkili doktora, tedavi sırasında ve sonrasında durumunda meydana gelen beklenilmeyen değişiklikleri bildirmelidir.

1.3. Hastamız yapılacak işlemler ile ilgili olarak kendisinden beklenenleri doğru olarak anlayıp anlamadığını bildirmelidir.

  1. Önerilere Uyma:
    2.1. Hastamız ilke olarak, tedavisinden sorumlu yetkili doktorlar tarafından önerilen tedavi planına uymakla yükümlüdür.

2.2. Hastamız öngörülen tedavi planına uymak ve yetkili doktorun talimatları doğrultusunda hemşireler ve ilgili sağlık personelinin bakım planını yerine getirmesini kabullenmekle de yükümlüdür.

  1. Planlanan Tedaviyi Reddetme:
    3.1. Hastamız tedaviyi reddetme veya doktorunun talimatlarına uymaması halinde doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.
  2. Tetkik ve Tedavi Giderleri:
    4.1. Hastamız sağlık kuruluşuna başvuru aşmasında, sağlık giderlerinin ne şekilde ve hangi kurum ya da kuruluştan karşılanacağını bildirmelidir.

4.2. Hastamız tedavi gereği yapılan uygulamalar için ödemesi gereken miktarı, kurumun belirlediği süre içerisinde ödemekle yükümlüdür.

4.3. Tedavi giderleri, devlet-kamu iktisadi teşekkülleri, bankalar, sağlık sigortaları, SSK ve Emekli Sandığı ve özel şirketler gibi tüzel, özel ve üçüncü şahıslarca karşılanan hastalarımız, bağlı oldukları daireler ya da kurumlarca hastanemize hitaben yazılmış; tahakkuk edecek her türlü ücretin tamamının ya da aradaki özel anlaşmalar gereği olan kısmının ödeneceğini bildiren ve ilgilinin yatmayı hak ettiği sınıfı belirten bir yazı ya da sevk kâğıdı getirmek veya hastanenin kabul edeceği şekilde ispat etmek zorundadır.

4.4. Acil müdahale ve tedavi gerektiren durumlarda hasta ya da kanunen yetkili temsilcisi, hastanın kurumundan alacağı yazıyı sonradan getirmelidir.

4.5. Ücretsiz tedavi hakkı olanlar, bu haklarını belgelerle kesinleştirmelidirler.

  1. Sağlık Kuruluşu Kural ve Uygulamaları:
    5.1. Hastamız bulunduğu sağlık kuruluşu tedavi ve davranışı ile ilgili kural ve uygulamalarına uymalıdır.

5.2. Hastamız sağlık kuruluşu tarafından belirlenen kural ve uygulamalara uymaması, yapılan uyarıları dinlememesi, gereken tetkik ve tedaviyi yaptırmaması (hastalığın verdiği bilinç kaybı ve ağır halleri hariç) ve diğer hastaların şikayet ve rahatsızlığına sebep olması halinde, yetkili doktorun teklifi ve kurum amirinin onayı ile sağlık kuruluşundan çıkarılabileceği hususunda, sağlık kuruluşuna yatış aşamasında bilgilendirilmeli ve kendisi de uyacağını yazılı olarak taahhüt etmeli ve imzalamalıdır.

  1. Saygı Gösterme:
    6.1. Hastamız diğer hastalar ile hastane personelinin haklarını dikkate almak zorundadır.

6.2. Hastamız sağlık kuruluşu içindeki hastaları tehlikeye sokan gürültü, duman ve ziyaretçi sayısının fazlalığı gibi durumlarda sağlık kuruluşu yönetiminin alacağı tedbirlere uymalıdır.

  1. Bulaşıcı Hastalık Hali:
    7.1. Bulaşıcı hastalık teşhisi konan hasta ,hekimi tarafından en uygun zamanda ve sevk olacağı kurum tespit edilerek, uygun koşullarda sevk edilir. Hasta yatmayı talep edemez. Bu konuda Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereği hareket edilmektedir.

    2. Uygunsuz Talep:
    8.1. Hasta, yetkili hekimlerce uygun görülmeyen ve tedavi planında bulunmayan herhangi bir ilacın verilmesini ya da uygulama yapılmasını talep edemez.

  2. Hasta Ziyaretçisi:
    9.1. Hastalarımız ziyaretçilerini, sağlık kuruluşu tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde kabul etmelidir.

9.2. Bilinci yerinde olan hastalarımızın;

9.2.1. Ziyaretçinin herhangi bir şekilde, yiyecek-içecek getirilmesini istememesi ve getirileni de kabul etmemesi,

9.2.2. Aynı anda mümkün olduğu kadar az ziyaretçi kabul etmesi ve ziyaretçilerin gereğinden fazla kalmaması,

9.2.3. Ziyaretçinin kendisine veya başka hastalarımıza ait eşyaları kullanmaması ve hasta yataklarına oturmasının engellenmesi konularında sağlık kuruluşu idaresine yardımcı olmalıdır.

  1. Ödeme Sorumluluğu:
    10.1. Kusurlu kullanım veya kasıtlı olarak sağlık kuruluşunun demirbaş veya sarf malzemelerine zarar veren hastalara bu zarar ödetilir.
Bu yazıya oy vermek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
ileAcademia

Kışı sağlıklı Bir Şekilde Geçirmek

Kışı sağlıklı Bir Şekilde Geçirmek
Kış aylarında soğuk ve yağışlı günler ile birlikte; gribal enfeksiyon, soğuk algınlığı, bronşit ve zatürre gibi rahatsızlıkların görülme sıklığını artırıyor. Kapalı alanlarda geçirilen zamanın artmasıyla birlikte hızla yayılan bulaşıcı enfeksiyonlar, en çok çocuklar ve ileri yaştaki kişileri etkiliyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek bu hastalıklarından korunmak mümkün olabiliyor. Academia Hastanesi Doktorları kış hastalıkları ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
Grip aşınızı hastalığa yakalanmadan yaptırın
Kış aylarıyla birlikte hızla artmaya başlayan bulaşıcı rahatsızlıkların başında grip gelmektedir. Gripten korunmanın en etkili yolu, bu hastalığa yakalanmış kişilerin bulunduğu ortama girmemek, temastan kaçınmak ve sık sık elleri yıkamaktan geçmektedir. Ancak büyük şehirlerde yaşayan kişiler için bu pek de mümkün olmamaktadır. Sürekli olarak tip değiştiren grip virüsü, Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl belirlenerek yeni virüs tipine göre aşı hazırlanmaktadır. Yapıldıktan 7-10 gün sonra vücut için antikor üretmeye başlayan grip aşısı, temas edilen benzer virüsler için koruma sağlamaya başlamaktadır. Bağışıklığı artırması için sonbahar aylarında yapılması tavsiye edilen grip aşısı, kış aylarında da rahatça yaptırılabilir. Griple ilişkili komplikasyonların gelişmesi yüksek riskli kişilerden aşılanması en öncelikli grup olarak hamile kadınlar (ve doğum sonrası iki haftaya kadar olan kadınlar), 5 yaşından küçük çocuklar, 65 yaş üstü erişkinler, huzurevleri ve diğer uzun süreli bakım tesisleri sakinleri şeklinde sıralanmaktadır.

Pnömokok aşısı yaptırın

Özellikle kış aylarında geçirilen gribal enfeksiyonlar risk grubundaki bazı bireylerde hastalığın uzamasıyla birlikte ilerleyici bir durum sergileyerek akciğer enfeksiyonlarına dönüşebilmektedir. Bu risk grubundaki bireyler arasında; herhangi bir kronik hastalığı olmasa bile 65 yaş üstü tüm erişkinler, 65 yaş üstü olmasa bile bağışıklık sistemini zayıflatabilen bazı kronik hastalıklara sahip bireyler bulunmaktadır. Bu kronik hastalıklar arasında diyabet, kronik akciğer hastalıkları, kronik böbrek hastalıkları, kronik karaciğer hastalıkları gibi durumlar gelmektedir. Bunun yanı sıra; onkolojik hastalıklar, uzun süreli kortizol kullanılmasını gerektiren durumlar, alkolizm, vücudun immün sistemini zayıflatabildiği için risk grubunu oluşturmaktadır. Eğer bu risk gruplarından herhangi birinde yer alıyorsanız tek doz olarak yaptıracağınız pnomokok aşısı, toplumda en sık görülen zatürre etkenlerinden olan bir bakteriye karşı uzun yıllar koruyuculuk sağlayabilir.

Bağışıklığınızı güçlendirin

Kış hastalıklarından korunmanın en önemli yollarından birisi de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden geçmektedir. Dengeli beslenme, kaliteli uyku, düzenli egzersiz, temiz hava almak ve stresten uzak kalmak güçlü bir bağışıklık sistemi için önem taşımaktadır. Antioksidan ve probiyotik tüketimi de bağışıklık sistemi için gereklidir. Bu nedenle mevsim geçişlerinde vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve grubuna özellikle önem vermek, vitamin ve mineralleri doğal ve doğru kaynaklardan almak gerekmektedir. Doktor önerisi olmadan bitkisel ürün ve vitamin alınması başka hastalıklara neden olmaktadır. Bu nedenle vitamin tabletleri yerine dengeli ve düzenli beslenme tercih edilmelidir. Kış aylarında açılan iştahınız fazla kilo almanıza neden olabilir. Bu nedenle ideal kilonuzu korumanız gerekmektedir.

Bol sıvı tüketin

Vücudumuzun yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da sıvı ihtiyacı bulunmaktadır. Bu dönemde vücudun sıvı ihtiyacının karşılanması, hastalık riskinizi azaltmaktadır. Enfeksiyon ve yüksek ateşli rahatsızlıklarda yeterli miktarda sıvı tüketilmesi de iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Ellerinizi yıkamayı ihmal etmeyin

Bulaşıcı hastalıklar kişiden kişiye genellikle eller ile geçmektedir. Bu nedenle sık sık ellerinizi yıkayarak birçok hastalıktan korunabilirsiniz.

Hava durumuna göre giyinip dışarı çıkın

Kış hastalıklarından korunmak için doğru giyinmek de büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle hava durumunu öğrenerek evden çıkmadan önce, o günkü hava şartlarına göre giyinmek gerekir. Ayrıca ani gelişebilecek hava değişimlerine karşı tedbirli olmak gerekir.

Düzenli egzersiz ile hastalıklardan korunun

Kış ayları güneşin erken batması ve havanın genelde kapalı olması kişilerin duygu durumlarını da olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle havanın açık ve güneşli olduğu dönemlerin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu günlerde yürüyüş ve egzersizlere devam edilmesi önemlidir. Düzenli ve kaliteli bir uyku da hastalıklardan korunma ve sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmazlardandır.

İlaç kullanımına dikkat!

Birçok soğuk algınlığı ilacı, özellikle yaşlı hastalarda çarpıntı, tansiyon yüksekliği, prostat problemlerine neden olabilmektedir. Bu açıdan ilaç kullanımında dikkatli olmak gerekmektedir. Özellikle ileri yaşta veya kronik hastalıkları olan kişilerde grip sonrası zatürre gelişebilmekte ve bu durum hayati tehlikeye neden olabilmektedir.

Bu yazıya oy vermek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
%d blogcu bunu beğendi: